Anasayfa / Uzay / Güneş Yelkeni Nedir? Nasıl Çalışır

Güneş Yelkeni Nedir? Nasıl Çalışır

gunes-yelkeni-nedir
Güneş Yelkenlisi Nedir ?

Eskiden fizik kitaplarında madde ve enerji kavramı anlatılırken teraziye cisim koyar, terazinin karşı tarafına ışık tutulur ve teraziyi hareket ettirmediği için Işığa  madde değil enerji damgası vurulurdu. Yine fizik kitaplarında optik incelenirken, ışık yüzeye çarpar ve yansır denilerek bir çok formül, kavram öğretilirdi.  Biz bunları öğrenirken  bilim adamları ise, ışık yüzeye çarpıyorsa bir kuvvet uygular diyerek olaya başka yönden bakarak yeni teoriler üretiyordu. Bu teorilerden biri de güneş yelkenleri

Aslında güneş yelkenlerini anlatmadan önce, geçmiş dönemdeki deniz yolculuklarından kısaca bahsetmekte yarar var. Suyun kaldırma kuvvetinden yararlanılarak enerjisini insandan alan  kürekli tekneler vardı. Bu tekneler ancak kısa mesafelerde kullanılabiliyordu. Daha sonraları  rüzgar kullanılmaya başlandı. Suyun kaldırma kuvveti ile rüzgarın itiş gücü birleştiğinde deniz üzerinde daha uzun mesafelere yolculuk mümkün hale geldi. İnsanoğlu bıkmadı yeni enerji tipleri bulundukça daha uzun mesafelere daha kısa zamanlarda gitmeye başladı. Tabi dünya üzerinde olduğunu unutmamak lazım.

İnsanoğlu uzayı tanıdı, keşfetmek için o günün teknolojilerinin yetersiz olduğunu görerek yeni teknolojiler geliştirdi. Aya ayak bastı, dünya yörüngesinde insanların yaşayabileceği uzay istasyonu kurdu. Bunların hepsini geçmişte yaşanılan tecrübelerden sonra geliştirdiği teknoloji ile yapmaya çalıştı. Neticede yaptı.

Bu geliştirilen teknolojiler dünya üzerinde çok etkili olmasına rağmen uzayda çok fazla etkileyici değil. Neticede 1977 ‘de uzaya gönderilen Voyager uzay sondası 2008 yılı itibari ile  heliosfere girecekti. Heliosfer için  güneş enerjisinin etkisiz olduğu uzaklık diyebiliriz.  Aslında bu uzaklık çok büyük olsa da yıldızlararası yolculuk yanında İstanbul boğaz köprüsünü geçmek gibi bir mesafe. Hayal edin, bir cisim gönderiyorsunuz 30 yılda boğaz köprüsünü geçiyor. Bu daha Amerika’yı keşfedecek 🙂

gunes-yelkeni-nedir
Güneş Yelkeni

Şahsen günümüz teknolojisini uzayda kullanmayı, kürekli sandalla okyanusta gezintiye çıkmaya benzetiyorum. Yani daha yolun başındayız bence. Uzayda kullanmak için yeni teknolojiler üretmek şart. Bunun farkında olan bilim adamları yeni ve daha kuvvetli enerji bulmak için araştırmalar yapıyor. Bunlardan biri de uzaydaki yerçekimsiz ortam ile ışığın itiş gücünü birleştirerek güneş yelkeni kullanmak. Bir poşetin rüzgarda uçtuğunu ve rüzgarın itme gücünün olduğunu herkes gözlemleyebilir. Fakat, ışık için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Her gün güneşe çıkarız, ışık her tarafımıza çarpar fakat biz ışığın çarpışını hissetmeyiz çünkü ışık o kadar az bir kuvvet uygular ki çevredeki diğer kuvvetlerden dolayı hissedemeyiz. İşin ilginç tarafı ise ışığın direkt hareket ettirdiği bir cisim de göremeyiz 🙂

Bilim adamları ışığın itme gücünü daha önceleri de biliyordu fakat, bu itme gücünü kullanabilecek bir madde bilmiyorlardı. Gün geçtikçe bu maddeleri buluyorlar ve labaratuvar ortamında test ediyorlar. Bu maddeleri bir kelebek kanadı inceliğinde fakat bir rüzgar yelkeni dayanıklığında düşünebilirsiniz. Yapılan deneyler basınçsız bir ortamda maddeye güçlü lazer tutularak yapılıyor.

Bir sonraki aşama ise büyük yelkenleri olan sondaları uzaya göndermek.Uzayda yol alabilmesi için, kuvvetli bir ışık kaynağına ihtiyaç olacak. Bu ışık kaynağı zaten yıllardan beri bize enerjisi ile yarar sağlayan Güneş. Düşünülen güneş yelkenleri, paraşüt sisteminde olduğu gibi kapalı bir şekilde güneşe doğru gönderilecek. Aradaki gezegenlerin çekim güçleri kullanılarak güneşe doğru yol alacak. Bu süreçte hızlı olmayacakları kesin. Güneşe zarar görmeyecek kadar yakınlaştığında yelkenleri açacak ve hızlı bir şekilde yol almaya başlayacak. Tahmin edilen en düşük hız saatte 300 bin kilometre.  Yani tahmin edilen en düşük hız ile voyager sondasının 30 yılda gittiği yolu 6 yılda gitmiş olacak.

Her ne kadar günümüz şartlarında çok güzel bir gelişme olsa da uzay çağı için kürekli teknelerden , yelkenli teknelere geçiş olarak tanımlayabiliriz. Daha sonraları çok daha güzel teknolojilerle daha hızlı şekilde uzayın derinlikleri keşfedilecektir. Bir de bu yöntemlerin dünya üzerinde kullanmak için tasarlanılacağına eminim. Buna benzer malzemeler ile dünyanın etrafındaki manyetik alanı kullanan enerji sarfiyatı olmayan uçan araçlar da bulunabilir. Şu uçan kaykay benim favori oyuncağım 🙂 (bkz. geleceğe dönüş filmi)

Bilim kurgu yazarlarının hayalleri olan ışınlanmaya az kaldı diyebilir miyiz 🙂 Biz görebilir miyiz bilmiyorum fakat, bu gelişmeler gelecekte saniyeler içerisinde kıtalar arası yolculuk yapılabilirken saatler içerisinde yıldızlar arası yolculuk yapılabileceğinin göstergesi bana göre.

Bir Cevap Yazın

Watch Dragon ball super